ATEBETܒL HAKÂYIK
VE İLK DÖNEM TÜRKÇE İSLÂMÎ ESERLER SEMPOZYUMU

Hakkında Kurullar Program Bildiri ÖzetleriArama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Zehra Sağ

İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi

KARAHANLI DEVRİ İLK DİL VE EDEBİYAT ÜRÜNLERİNDE MUKADDİME GELENEĞİNİN OLUŞMASINA YÖNELİK BİR İNCELEME

X. Yüzyılda Türklerin İslâmiyet’i kabul etmesiyle beraber İslami unsurlar da Türk edebiyatında yer almaya başlamıştır. Dibace, medhal gibi isimlerle anılan Mukaddime geleneği ilk defa bu dönem eserlerinde Türkler tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Nitekim Besmele, hamdele (Allah'a hamd) ve salvele (peygambere salavat getirme) ile bir esere başlamak bu dönem eserlerinde karakteristik bir özellik kazanmıştır.

Esas itibariyle Araplara ait bir gelenek olan mukaddimenin hangi vasıtalar ve etkileşimler ile kültürümüze girmiş olduğunu, Türk eserlerinde bu geleneğin oluşmasında hangi saiklerin etkili olabileceğini, Arap ve Fars mukaddime gelenekleriyle hangi ölçüde uyuştuğunu ortaya koyabilmek adına bu konu seçilmiştir.

Örneklem oluşturulurken Karahanlı döneminin en önemli üç ürünü, Kutadgu Bilig, Dîvânü Lügâti't-Türk ve Atabetü'l- Hakâyık’taki mukaddimeler ele alınmıştır. Karşılaştırma yöntemiyle bulguların incelendiği çalışmamızda örneklemimizdeki mukaddimeler Arap ve Fars edebiyatından seçilmiş bazı eserlerin mukaddimeleri ile karşılaştırılmış, bunlar arasındaki benzerlik ve farklılıklar, tespit edilmeye çalışılmıştır. Bunların yanı sıra mukaddimelerde geçen kalıp ifadelerin Türkçeye nasıl uyarlandığı, Arapça ve Farsçanın imkanlarından ne ölçüde yararlanıldığı üzerinde de durulmuştur.

Anahtar Kelimeler:

Mukaddime Geleneği, Karahanlı Türkçesi, Kutadgu Bilig, Dîvan-ı Lügâti’t-Türk, Atabetül Hakayık