ATEBETܒL HAKÂYIK
VE İLK DÖNEM TÜRKÇE İSLÂMÎ ESERLER SEMPOZYUMU

Hakkında Kurullar Program Bildiri ÖzetleriArama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Hakan Özdemir

Doç. Dr., Giresun Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, ozdemirhn@yahoo.com

Kutadgu Bilig Üzerinden Türkçede Mekân-Belirtme İlişkisi

Wilhelm Schott’un 1841 yılındaki keşfiyle devrim niteliğinde önemli bir buluş gerçekleşmiş ve Çuvaşçanın Türkçenin bir lehçesi olduğu gerçeği gün yüzüne çıkmıştır. Bu devrim niteliğindeki buluşla birlikte Türkoloji çalışmaları Çuvaşça üzerinden farklı bir ivme kazanmış ve Orta çağda Batı Türklüğünün diline dair önemli veriler, günümüzdeki yegâne vârisine de böylece kavuşmuştur. Daha sonra yapılan çalışmalardaki Türkçenin diğer dillerle ortaklaşmış olabileceği tipolojik bazı özellikler için ki bir kısmından haberdar bile değiliz, bir kısmına ise malum çekincelerden dolayı belirli bir mesafede durmayı yeğlediğimiz tartışma götürmez bir gerçektir. Bu çekincelerin önemli bir kısmını paylaşmakla beraber bazı noktalarda bu tipolojik özelliklere değinmeden herhangi bir mesafe kat etmek söz konusu olmayacak gibi görünmektedir. Buna rağmen söyleneceklerin tarihî Türk lehçeleri sınırları içerisinde kalarak da aydınlığa kavuşturulabileceğinin mümkün olduğunu burada ihtiyatlı bir kayıtla ifade etmek yerinde olur. İşte bu çalışmada Çuvaşçada izleyebildiğimiz bir özelliğin izlerini Kutadgu Bilig’de bulabileceğimiz inancındayız. Tarihî dönemlerde durum eklerinin birbirinin yerine nöbetleşe kullanılışı sıradan bir durumdur ve herhangi bir metin araştırmacısı için bu durum çok da üzerinde durulası ve vakit geçirilesi bir konu değildir. Bu nöbetleşe kullanımlarda görülen hususiyetler de aşağı yukarı her dönemde, hepsi olmasa bile bir kısmına rastlanabildiği için, bu eklerin nöbetleşmesi hemen akla bir rastgeleliliği getirir. Tarihî metinlerden Kutadgu Bilig de bu açıdan oldukça zengin bir görüntü arz etmektedir. Bu anlamda bu metin üzerine yapılmış çalışmalarda da defaatle gösterildiği üzere bu nöbetleşmenin sayısız örneğiyle karşılaşırız. Bu özelliklerden örneklere yansıyan bir kısmı sistemli bir bakış açısıyla irdelendiğinde ise bugün özellikle Türkoloji’nin üzerinde mutabakata varılmış olan dillik hususiyetlerinin hiç de öyle sanıldığı gibi olmadığı ortaya konabilir. Konunun örneklerinin bir kısmının Kutadgu Bilig’de geçiyor olması ve metnin bağlamının kendince yeterli ve bütünlüklü olması bu değerlendirmeleri de sağlıklı yapma olanağını bizlere sunmaktadır. Bu çalışmayla Çuvaşçadaki belirtme durumunun -A yönelme ekiyle ifade edilir olması konusuna Kutadgu Bilig’ten hareketle farklı bir bakış açısı getirilmeye çalışılacaktır.