ATEBETܒL HAKÂYIK
VE İLK DÖNEM TÜRKÇE İSLÂMÎ ESERLER SEMPOZYUMU

Hakkında Kurullar Program Bildiri ÖzetleriArama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Galip Güner

Doç. Dr., Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, KAYSERİ, e-posta: galipguner44@gmail.com

ATEBETܒL-HAKAYIK VE KUTADGU BİLİG’E GÖRE 11. YÜZYILDA TÜRK TOPLUM HAYATINDA GÖRÜLEN BOZULMALAR

Türklerin dünyasında 11. yüzyıl, yaklaşık yüz yıl evvel büyük kitleler hâlinde dâhil oldukları İslam dininin ve medeniyetinin etkilerinin pek çok sahada olduğu gibi dilde ve edebiyatta da yoğun olarak hissedildiği bir dönemdir. Bu dönem, İslam dairesinde teşekkül etmeye başlayan Türk edebiyatının Kutadgu Bilig, Atebetü’l Hakayık, Dîvânü Lugâti’t-Türk ve Kur’an tercümeleri gibi ilk ürünlerinin verildiği bir zaman dilimi olması bakımından da ayrıca önemlidir. Şüphesiz her biri Türk dili için son derece değerli olan bu eserler içerisinde Türk toplumunun 11. yüzyıldaki durumunu tespit edebilmeye yardımcı bilgileri ihtiva etmeleri bakımından Atebetü’l Hakayık ile Kutadgu Bilig’in yerleri ayrıdır. Birbiriyle çok sıkı bağları olan insan, toplum ve devlet hayatının ideal bir biçimde kurgulanabilmesi için ihtiyaç duyulan bilgi, anlayış ve erdemlerin neler olduğu, bunların nasıl kazanılıp kullanılabileceği gibi esaslar üzerine kurulmuş olan bu eserlerde aynı zamanda her türlü insan ilişkisi, aile içi ilişkiler ve bu ilişkilerde aile bireylerinin birbirlerine karşı olan sorumlulukları, toplumu oluşturan insanın oluşturduğu bu mekanizmada üstlendiği vazifeleri, bu vazifeleri yerine getirirken gerçekleşen aksamalar ve bu aksaklıkların insan ilişkilerine yaptığı olumsuz etkiler, insanın bozulmasına bağlı olarak toplumda cereyan etmeye başlayan ahlaki çöküş, toplumu ayakta tutan unsur olarak devlet ve devletin kurumlarında oluşabilecek sıkıntıların topluma yansıması gibi pek çok konuda tespitler ve öğütler de mevcuttur. Zira her iki eserde de 11. yüzyıl Orta Asya’sında hüküm süren hanedan mensuplarının birbirleriyle olan mücadelelerinin hız kazandığı bir dönemde gerek bireylerin gerekse de toplumun esasını oluşturan ahlaki prensiplerin yeniden düzenlenmesi gayesinin ısrarla vurgulandığı ve öne çıkarıldığı, bir düzenlemenin zorunlu olduğu düşüncesinin esas alındığı görülmektedir. İşte bu çalışmada bu iki eser esas alınarak yazıldıkları dönemde insan hayatından başlayarak toplumun geneline yayılmış olan bozulmalar Edip Ahmed b. Mahmud Yükneki ve Yusuf Has Hacib’in tespitleriyle karşılaştırmalı olarak ortaya konulmaya çalışılacaktır.

Tarih/Yer:

28.6.2018.  (EDİP AHMET YÜKNEKİ SALONU). 14.30-14.45