ATEBETܒL HAKÂYIK
VE İLK DÖNEM TÜRKÇE İSLÂMÎ ESERLER SEMPOZYUMU

Hakkında Kurullar Program Bildiri ÖzetleriArama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Eyüp Tugay Bahar

Divanu Lugati't-Türk'te +sI- Eki

Kâşgarlı Mahmut’un 1917’de bulunup günümüze ulaşan tek eseri Dîvânu Lugâti’t-Türk; basit bir sözlük olmakla kalmayıp 11. yüzyıl Türk dünyasının gerek gramer, gerek söz dağarcığı, gerek tarih ve gerekse edebiyat alanlarına ilişkin çeşitli unsurları içermesi nedeniyle Türk kültürü için yeri doldurulamaz bir hazine olma niteliğini günümüzde de sürdürmektedir. Bu eşsiz eser, özellikle Türk dillerinin ve lehçelerinin karanlıkta kalmış birçok yönüne ışık tutmuştur. Bulunduğu tarihten itibaren farklı ülkelerden pek çok dil ve edebiyat araştırmacısı, bu eser hakkında –kitaplar ve makaleler başta olmak üzere– türlü yayınlar ortaya koymuştur. Besim Atalay’ın Türkçe ve Robert Dankoff’un İngilizce çevirisi, günümüzde dahi araştırmacılar için ufuk açıcı olma özelliğini taşırlar. 1990 ve 2008 yıllarında çıkan tıpkıbasımlar ise bu eserin yalnızca akademisyenlere değil geniş halk kitlesine de ulaşmasını sağlamıştır.

Dîvânu Lugâti’t-Türk’te yer alan sözcükler ve ekler üzerine de bugüne dek pek çok çalışma kaleme alınmıştır. Bu bildiride ise üzerinde çok durulmamış olan “+sI–” addan eylem yapım eki incelenecektir. Gramer kitabı yazarlarımızdan Tahsin Banguoğlu, Türkçenin Grameri adlı ünlü eserinde bu ekin “benzerlik” anlamı verdiğini söylemiştir. Banguoğlu, dilimizde “istek” anlamından farklı olarak “benzerlik” anlamını da vermeye başlamış olan “+sA–” addan eylem yapma ekinin bir değişkisi (varyantı) olarak da “+sI–” addan eylem yapım ekinin kullandığını söylemiş ve “yansımak”, “çoksumak” ve “ıraksımak” gibi sözcükleri örnek vermiştir. Ünlü dilbilimci Hamza Zülfikar da Terim Sorunları ve Terim Yapma Yolları adlı eserinde bu ekin adlara gelip eylem türettiğini söylemekle ve örnek olarak birkaç sözcük vermekle yetinmiştir. Ancak Kâşgarlı Mahmut, eserinde suwsı¯mak (“sulanmak”), açığsı¯mak (“ekşimek”) ve kuruğsı¯mak (“kurumaya yüz tutmak”) gibi sözcüklerde yer alan bu “+sI–” ekinin “bir nesnenin bulunduğu halden başka bir hale döndüğünü gösterme” işlevine sahip olduğunu ve bu anlamın birinin bir şeyi kırdığı zaman söylenen sı¯dı ne?ni (“Nesneyi kırdı.”) sözünden alındığını söylemiştir. Bu bildiride, bugün dahi kullandığımız “yadsımak” gibi sözcüklerde yer alan “+sI–” ekinin de Kâşgarlı Mahmut’un ifade ettiği bu işleve sahip olduğu üzerine açıklamalar yapılacak ve kanıtlar sunulacaktır.

Tarih/Yer:

28.6.2018.  (NECİP ASIM SALONU). 17.15-17.30