ATEBETܒL HAKÂYIK
VE İLK DÖNEM TÜRKÇE İSLÂMÎ ESERLER SEMPOZYUMU

Hakkında Kurullar Program Bildiri ÖzetleriArama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Abdulkadir Öztürk

Dr. Öğr. Üyesi, Ordu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. akadirozturk@odu.edu.tr

Orta Türkçe Dönemi Üç Eserinde Arapça ve Farsça Etkisi (Atebetü’l-Hakayık, Mu’înü’l-Mürîd, İrşâdü’l-Mülûk ve’s-Selâtîn)

Türklerin İslâmiyet’i kabulü ile birlikte ilk dönem Türkçe İslâmî eserler 11. yüzyılda meydana getirilmeye başlanmıştır. Karahanlı Türkçesi dönemi eserlerinden Atebetü’l-Hakayık bu ilk dönem Türkçe İslâmî eserler arasında önemli bir yere sahiptir. Edib Ahmed Yüknekî tarafından 12. yüzyılda kaleme alınmış ve 15. yüzyılda istinsah edilerek günümüze dört nüsha olarak ulaşmıştır. Bu eser o dönemin Türkçesini ortaya koymakla birlikte Müslüman Türklere yol gösterici bir öğüt ve ahlâk kitabı da olmuştur.

İlk Türkçe İslâmî eserlerin verildiği Karahanlı Türkçesi dönemini takiben Harezm ve Kıpçak Türkçeleri dönemlerinde de Türkçe İslâmî eserler yaygınlaşmıştır. Türk dilinin Orta Türkçe dönemi içerisinde Harezm ve Memlûk coğrafyalarında meydana getirilen Türkçe İslâmî eserler Türklerin İslâmiyet’i daha iyi kavraması, öğrenmesi ve yaşaması adına ışık tutan önemli eserlerdir.

Bu bağlamda Harezm Türkçesi dönemine ait 14. yüzyılda yazılmış dinî-tasvvufî manzum bir eser olan Mu’înü’l-Mürîd ve Memlûk Türkçesiyle 14. yüzyılda İskenderiye’de meydana getirilen, satır altı bir fıkıh kitabı İrşâdü’l-Mülûk ve’s-Selâtîn adlı eserler bu çalışmaya konu olan diğer iki Türkçe İslâmî eserlerdir. Harezm ve Kıpçak dönemlerinden birer olmak üzere seçilen bu iki eser ile Karahanlı döneminden Atebetü’l-Hakayık karşılaştırmalı olarak ele alınmış olması çalışmaya karşılaştırmalı bir bakış açısı kazandıracaktır.

10. yüzyılda İslâmiyet’i büyük kitleler halinde kabul eden Türkler gelenek ve göreneklerini devam ettirmekle birlikte İslâm’ı yaşamın kaidelerini de öğrenmeye başlamışlardır. Din değişikliği sadece dinî ve sosyo-kültürel yaşamlarına etki etmemiş, dil, edebiyat, sanat, mimari gibi alanlarda da yoğun bir şekilde etkisini göstermiştir.

Dil ve edebiyat açısından özellikle Arapça ve Farsça etkisi dönemin eserlerine nüfuz etmiştir. İlk dönem Türkçe İslâmî eserlerde başta Arapça sonrasında Farsça kelimeler eserlerde yer almaya başlamış ve ilerleyen yüzyıllarda ise oldukça yaygın bir kullanıma sahip olmuşlardır. Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçe karşılıklarının kullanılması yönünde özensizlik bu dillerin Türkçe üzerindeki etkisini artırmasına da olanak sağlamıştır.

Bu çalışmada Orta Türkçe dönemine ait Atebetü’l-Hakayık, Mu’înü’l-Mürîd ve İrşâdü’l-Mülûk ve’s-Selâtîn eserlerinde geçen Arapça ve Farsça kelimelerin bu eserlere ne ölçüde etki ettikleri ortaya konulacak ve bu bulgulardan hareketle İslâm terminolojisinin Orta Türkçe dönemi dil ve edebiyatında kullanım alanları saptanacaktır.

Tarih/Yer:

29.6.2018.  (YUNUS EMRE SALONU). 15.00-15.15