ATEBETܒL HAKÂYIK
VE İLK DÖNEM TÜRKÇE İSLÂMÎ ESERLER SEMPOZYUMU

Hakkında Kurullar Program Bildiri ÖzetleriArama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Cafer Özdemir

Dr. Öğr. Üyesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Eğitim Fak., Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Böl., cafer.ozdemir@omu.edu.tr

Yunus Emre'nin Dünyasında Bir Erginleme Aracı Olarak “Yolculuk”

Yaşanılan mekândan uzaklaşmayı beraberinde getiren yolculuk kavramı, kökleri mitolojik döneme kadar uzanan sembolik bir anlama ve işlevsel bir yapıya sahiptir. Yolculuğun hangi amaçla ve nedenlerle yapıldığı önemli olsa da edebî ürünlerde, bilhassa folklorik metinlerde bu yer değiştirme sonucu elde edilen kazanımlar olumlu, tavsiye edilir ve toplumun istediği tarzda gerçekleşmektedir. Kahramanın niyetine bağlı olarak olgunlaşması ve hedeflerine ulaşması ancak bu yolculuktan sonra olmaktadır.

Yaratılışın söz konusu olduğu mitlerde ve kahramanlıkların dile getirildiği destanlarda bu yolculuklar, toplumsal anlayışa uygun olarak ideal kahramanın ortaya çıkmasına yardımcı olur. Dünyadaki tüm toplumlar için geçerli olan ve kahramanın erginlemesini sağlayan bu seyahat, hayatın çeşitli safhalarında farklılaşabilmektedir. Kendine uygun bir insan modeli ortaya koymaya çalışan tasavvufi anlayışlar da bireyin olgunlaşma aşamalarını “tasavvufi yolculuk/seyr-i sülük” olarak adlandırmaktadırlar. Tasavvufi anlayışların çeşitliliğine göre bu yolculukların mahiyeti değişmekle birlikte hedefin aynı olması bu yolculukların erginleme olarak adlandırılmasını sağlayabilir. Tasavvufta bir mürşide biat etmekle başlayan tasavvufî yolculuk, mürşidin gözetim ve denetiminde gerçekleşmektedir. Bu bağlamda bireyin mürşidine tam teslim olması erginleme sürecini kısaltmakta ve hedefe ulaşmayı kolaylaştırmaktadır.

Mit ve destan gibi folklorik anlatılarda olağanüstü yeteneklerle donatılan kahraman herhangi bir yardımcıya ihtiyaç duymadan toplumun beklentilerine uygun olarak erginleme sürecini tamamlar. Oysa halk hikâyesi ve masal gibi türlerde yardımcı bir tipe ihtiyaç duymadan bu süreç gerçekleşmez. Anlatıların tarihî sürecine baktığımızda toplumsallıktan bireyselliğe geçildikçe üstün niteliklerini kaybeden kahraman, olağanüstü yardımcılar aracılığı ile kemâle ermektedir. Tasavvufî yolculuklar da ancak bir mürşidin telkini ile tamamlanabilmektedir. Bu açıdan folklorik metinlerdeki erginleme ile tasavvufî erginlemenin birbirine benzediği görülür.

Çalışmada Anadolu tasavvuf edebiyatının kurucusu kabul edilen Yunus Emre’nin tasavvufî anlam dünyasında olgunlaşma ve kâmil bir insan olma serüveni, kısaca erginleme süreci irdelenecektir. Bu bağlamda müridin yolculuk esnasındaki tutumları, davranışları ve hangi kazanımları elde etmesi gerektiği sorgulanacaktır. Ayrıca yardımcı tip olarak adlandırabileceğimiz mürşidin bu seyahatteki konumu Yunus Emre’nin şiirlerinden hareketle ortaya konulacaktır. Sonuçta bütün folklorik ürünlerin toplumun ideal kahramanını ortaya çıkarma serüvenini işlediği, tasavvuf anlayışının bunu kendine özgü sembollerle gerçekleştirdiği görülecektir.

Anahtar Kelimeler:

Yunus Emre, şiir, tasavvuf, erginleme, mürit