ATEBETܒL HAKÂYIK
VE İLK DÖNEM TÜRKÇE İSLÂMÎ ESERLER SEMPOZYUMU

Hakkında Kurullar Program Bildiri ÖzetleriArama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

İbrahim Akyol

Dr. Öğr. Üyesi, Çankırı Karatekin Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümü, e-posta: iakyol18@karatekin.edu.tr

ATABETܒL-HAKÂYIK’TAKİ NAZIM ŞEKİLLERİ VE BAZI PROBLEMLER

Türklerin İslamiyeti kabulüyle dahil oldukları İslam kültür ve medeniyeti içerisindeki ilk edebî ürünlerden olan Atabetü’l-Hakâyık, Yüknekli Edib Ahmet tarafından 12. yüzyılda dini-tasavvufî, hikemî tarzda yazılmış manzum bir eserdir. Eserde İslam Dini’nin sosyal ve ahlaki esaslarını cemiyette yerleştirmek için ortaya koyduğu fikirler, ayet ve hadislerle desteklenmiş, bunların kolayca anlaşılabilmesi için de oldukça sade bir dil ile yazılmıştır. Bu özellikleriyle aynı zamanda bir nasihat kitabıdır. Kitapta yer alan ayet ve hadislerle, bu iki ana kaynak İslami Türk edebiyatı sahasında bu ölçüde ilk defa kullanılmış ve bunlardan faydalanılmıştır. Bu tercümeler aynı zamanda Kur'an-ı Kerim ve Hadislerin Türkçeye çevrilmesi yolunda atılmış ilk önemli adımlar olarak kabul edilir.

Atabetü’l-Hakâyık, İslami kitap tertibi geleneğine uygun olarak 10 beyitlik tevhid ile başlayıp 5 beyitlik na’t ve 5 beyitlik dört sahabenin medhiyyesi ile devam etmektedir. Eserin bu kısmını değerlendiren araştırmacılar, buraya kadar 3 ayrı şiirin olduğunu, bunların tevhid, na’t ve medhiye türünde olduğunu söylerler. Fakat bu üç türdeki şiiri tek bir şiir olarak kabul edip nazım şekli açısından incelediğimizde ilk beytin kendi içinde kafiyeli, diğer beyitlerin ikinci mısralarının matla’ ile kafiyeli olduğu görülmektedir. Manzumenin 19 ve 20. beyitlerinin dua bölümü, diğer beyitlerin ise kasidenin temel bölümü olan medhiye/maksud bölümü olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu manzumeyi kaside olarak kabul edersek, burada birden fazla medhiye/maksud bölümünün olması problem olarak karşımıza çıkar. Fakat kasidede birden fazla medhiye/maksud bölümlerinin olduğu örneklerine rastlanmaktadır. (Kurnaz-Çeltik; 2011, 128)

IV. bölüm Emir Muhammed Dâd Sipehsalar hakkında gazel formunda yazılmış 14 beyitlik bir medhiyye, V. bölüm ise kitabın yazılması hakkındaki (sebeb-i telif) bölüm olup 6 beyitlik bu manzumede gazel nazım şeklindedir. Bundan sonraki VI, VII, VIII, IX, X, XI, XII, XIII, XIV. bölümlerde 103, ilave bölümlerde 2 olmak üzere toplam 105 dörtlük bulunmaktadır. Ayrıca son ilave bölümde ise 10 beyitlik bir mesnevi nazım şekli ile yazılan manzume vardır. Atabetü’l-Hakayık’ın tamamı 512 mısradan oluşmaktadır.

Eserdeki dörtlük sayısı 105’dir. Eserin tamamı ve her bir dörtlük, aruzun “fe‘ûlün fe‘ûlün fe‘ûlün fe‘ûl” kalıbıyla yazılmıştır. Bu dörtlükler, klasik edebiyatımızdaki nazım şekillerinden farklıdır. Dörtlüklerin herbiri birbirinden bağımsız olup “a a x a” kafiye şemasıyla yazılmıştır. Bunlar, aruz kalıplarının farklı olması sebebiyle tuyug ve rubaiden, kafiye şemasının farklı olması sebebiyle kıt’adan, aruz vezni ile yazıldığı için mani, semai ve koşmadan farklı bir yapıdadırlar. Bu dörtlükler, divan edebiyatında varlığı pek kabul edilmeyen “nazm” şekline yakın durmaktadır. Yine bu dörtlükleri hece ölçüsüyle yazıldığı varsayılarak koşma/koşuk ile ilintilemek mümkün olabilir. Bunun yanında, Yüknekli Edip Ahmed’in eserinde bu nazım şeklini tesadüfen kullanmadığı açıktır.

Sonuç olarak, Atabetü’l-Hakayık, dinî, tasavvufî ve hikemî tarzının yanında nazım şekli olarak, Türklerin yeni girdikleri İslam medeniyet ve kültür dairesinde oluşturacakları edebiyata zemin oluşturmuştur.

Anahtar Kelimeler:

Atabetü’l-Hakâyık, nazım şekilleri, kaside, gazel, dörtlük