ATEBETܒL HAKÂYIK
VE İLK DÖNEM TÜRKÇE İSLÂMÎ ESERLER SEMPOZYUMU

Hakkında Kurullar Program Bildiri ÖzetleriArama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Zhamila Arzybaeva

Uludağ Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Doktora Öğrencisi, e-posta: jamilaarzibaeva@mail.ru

Dîvân-ı Hikmet’in Yeni Bir Nüshası Üzerine

Karahanlı Dönemi deyince, Kâşgarlı Mahmud ve Balasagunlu Yusuf Has Hacib ile birlikte adı zikredilen şüphesiz ki Ahmed Yesevî’dir. Yesevî, Türkistan’da Müslümanlığın hoşgörüye dayalı tasavvuf anlayışını yaymanın yanı sıra tasavvufi bir ekol oluşturmuştur. Dinî, felsefi ve edebî yönden harmanlanmış şiirlerini halk dilinde, yani Türkçe söylemeyi tercih etmiştir. Onun dini şiirleri ve hikmetleri sadece kendi döneminde değil daha sonraları da halkın gönlünde taht kurmuştur. Öyle olmalı ki Yesevî’nin müritleri tarafından birleştirilen Dîvân-ı Hikmet önceleri yazma şeklinde, sonraları ise basma tekniğiyle çoğaltılmıştır. Dîvân-ı Hikmet sadece geçen iki yüz yıl aralığında İstanbul, Taşkent, Kazan ve Buhara gibi şehirlerde eserin birçok kez çoğaltıldığı bilinir. Günümüze ulaşan nüshalardan yola çıkarak Yesevî’ye ait hikmetlerin sayısının iki yüz elli olduğunu söyleyebiliriz.

Bu bildiride Ahmed Yesevî’nin hikmetlerinden olabileceğini düşündüğümüz yeni bir el yazmasından söz edilecektir. Kırgızistan’ın Batken İli, Leylek İlçesi, Özgörüş köyünde özel kitaplıktan bulunan el yazması, Ahmet Yesevî’nin hikmetleri olabileceği kanısındayız. Yazma tahrip olunmuş ve eksik yaprakları vardır. Başlangıç sayfası mevcut olup, ikinci sayfadan itibaren on dokuzuncu sayfaya kadar yırtılmış, devamında yüz on dördüncü sayfaya kadarki kısım ise iyi muhafaza edilmiştir. Fakat eserin ondan sonraki sayfaları eksiktir. Böylece elimizde doksan beş sayfalık metin bulunmaktadır. Metnin bu kısmında kırk altı hikmet zikredilmektedir. Her sayfa yirmi satırdan oluşmaktadır. Yazmanın içeriği ve üslubu Yesevî’nin Dîvân-ı Hikmet’i olabileceği ihtimali kuvvetlendirmektedir. Daha önce de belirtildiği gibi metnin son sayfalarının olmayışından dolayı eser ve müstensihle ilgili bilgilere rastlanmamaktadır. Yapılan ön inceleme esnasında anlaşıldığı kadarıyla yazma eser, Çağatay Döneminde istinsah edildiği söylenebilir. Bu bildiride yazmanın çeviri yazısı ortaya konacak, dil özelliklerine bakılarak istinsah dönemi kesinlik kazanılacak ve metinden alınan örneklerle (ses bilgisi, şekil bilgisi açısından) pekiştirilecektir. Çevri yazısının ortaya konmasıyla daha net hükümlere varılacaktır. Akabinde Dîvân-ı Hikmet’in başka nüshalarıyla karşılaştırılacaktır. Ayrıca yazmanın bulunduğu Kırgızistan’da Ahmed Yesevî’nin yeri ve önemi, ilgili alanlardaki araştırılmaların durumuna değinilecektir.

Anahtar Kelimeler:

Ahmed Yesevî, Kırgızistan, Dîvân-ı Hikmet, el yazması

Tarih/Yer:

28.6.2018.  (YUNUS EMRE SALONU). 16.45-17.00