ATEBETܒL HAKÂYIK
VE İLK DÖNEM TÜRKÇE İSLÂMÎ ESERLER SEMPOZYUMU

Hakkında Kurullar Program Bildiri ÖzetleriArama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Turan Akkoyun

Doç. Dr.

TÜRKİSTAN'DAN TÜRKİYE'YE ATABETÜ'L-HAKAYIK

XII. yüzyılın başlarında Yüknekli Edib Ahmed tarafından yazılan, Muhammed Dâd İspehsâlâr Bey'e sunulan, manzum ve dini içeriğiyle dikkat çeken bir ahlâk kitabı Atabetü'l-Hakayık tıpkı Karahanlılar gibi Türk kültürü ile İslam medeniyeti arasında sürekliliği sağlayan nitelikler arz etmektedir. Türk kültürü açısından geçerliliğini sürdüren, nesiller arasında bir köprü vazifesi üstlenen, yüzyıllarca Türkistan ile Türkiye'de yeniden defalarca elle kopya edilen, Uygur ve Arap harfli nüshaları bulunan eser, dil bilimciler yanında tarihçiler başta olmak üzere diğer sosyal bilim mensuplarının da dikkatini çekmiştir. İslami motifli eser, ilginç bir basım macerasıyla Birinci Dünya Savaşı sonlarında matbu olarak da basılmıştır.

Hızlı bir şekilde İslamiyet ile şereflenen toplumun İslam medeniyeti ve Türk kültürü ile şekillendirilip eğitilmesi, bilgilendirilmesi yönünde Allah, Hz. Muhammed ve dört halifeye hürmetle başlayan Kuran ve Sünnet destekli bir nasihat kitabı olarak Kutadgu Bilig'e benzemekte ise de gerek hacim, gerek muhtevada onu yakalayamamıştır. Ancak her ikisi de hemen sonrasında Anadolu'nun fethini "Kızıl Elma Mefkuresi" seçen Ahmet Yesevi'nin ve eserlerinin öncüsü olmuşlardır. Yunus Emre bu birikimlerden hareketle estetik bir güce ulaşmıştır.

İçeriğinde bilgi, cehalet, adalet, lisan, cömertlik, cimrilik, affetme, tevazu, kibir, toplumsal bozulma hususları bulunan; iyiliklerin geliştirilmesi, kötülüklerin ortadan kaldırılması yolunda Türk-İslam çözümünün ilk örneği eserin tarihi değerlendirilmesi, son bin yılının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.

İslamiyet'e, ahlaka, ümmete, topluma faydalı olabilme gayesi taşıyan eserde, zamanın benzer örneklerinde görüldüğü üzere yazar ve hükümdarlar hakkında bilgi kırıntıları bulunmaktadır. Müellif ve hükümdar bu tür eserler vesilesiyle yaşamaya devam ederler. XII. Yüzyılda yaşadığına kesin gözüyle bakılan yazarın güçlü bir şair olmamakla beraber eserini yazmadan önce de "Edib" sıfatı taşıdığı kanaati vardır.

Tebliğimiz yazarın memleketi Yüknek, kendisi ve varlığı bilinebilen tek eserini mevcut bilgilerden hareketle tarih bilimi kurallarına göre tahlil etmek, Türk kültürü açısından değerlendirmek amacındadır. Eserini dini ve ahlaki esaslarla, hikmet üslubuyla kaleme alan müellifin "tükenmez bir servet" olarak gördüğü bilgi üzerine sarf ettiği ifadeler çağları aşıp gelen Türk milletinin tarihi yolculuğuna eşlik etmiştir. Toplumun İslam dinine bağlı, ahlaki değerlere sahip şekilde şuur sahibi olmasını hedeflerken, geleceğini de şekillendirmiştir.

Anahtar Kelimeler:

Edib Ahmet, Atabetü'l-Hakayık, Karluklar, Türk Kültürü, Kızıl Elma.

Tarih/Yer:

29.6.2018.  (EDİP AHMET YÜKNEKİ SALONU). 11.30-11.45