ATEBETܒL HAKÂYIK
VE İLK DÖNEM TÜRKÇE İSLÂMÎ ESERLER SEMPOZYUMU

Hakkında Kurullar Program Bildiri ÖzetleriArama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Raikhan Doszhan

Prof. Dr., Bölgesel Sosyal-Yenilikçi Üniversite (Çimkent / Kazakistan)

“HİBAT-ÜL HAKAYIK” DESTANININ MORFOLOJİK YAPI ÖZELLİKLERİ

Yazılı anıtlar, hangi milletin olursa olsun geçmiş tarihi, kültürü, edebiyatı, dili, yaşam tarzı, din tarihi hakkında bilgi edinmemizi sağlayan asıl miraslardır. Dilin büyüdükçe gelişmesi, köklerinin derinliği ile ölçülür. Bu nedenle dili öğrenmek için her şeyden önce, köklerini incelemek ve tarihini tanımak, bugünkü kuşağın elindedir. Türk Halklarının bize ulaşan mirası az değildir. Modern dilimizin ortaya çıkma, yaygınlaşma ve gelişme yollarını bulmak için eski Türk yazılı anıtlarının dilini her yönüyle inceleyerek onların ana dilimizle olan bağlarını tespit etmemiz gerekir.

Bu noktada sahip olduğumuz anıtlardan bazılarının hâlâ istenilen seviyede incelenmediğine dikkat çekmek istiyoruz. Ayrıntılı bir çalışmayı gerektiren bu anıtlardan biri de Ahmed Yügnekî’nin “Hibat-ül Hakayik” (Hakikat Gerçeği) eseridir. Orijinal nüshası bizim zamanımıza kadar ulaşmadan kaybolmuştur. Eserin XIV-XV. Yüzyıllardan kalma üç farklı kopyası ve 3 farklı kesintisi bulunmaktadır.

Kazak Türkçesinde “Hibat-ül Hakayik” eserinin tüm kopyasını (Yazarlar üç nüshayı A, B, C şeklinde belirlemişlerdir) orijinaliyle karşılaştırarak transkripsiyonunu ve lingüistik çevirisini yapan bilim adamı Prof. Dr. B. Sağındıkoğlu olmuştur. Eserin şiirsel aktarımını yapan bilim adamı ise Prof. Dr. A. Kurışjanov’dur. Kurışjanov’un yaptığı aktarmadan anladığımız kadarıyla “Hibat-ül Hakayik” abidesinin sonunda Emir Seyfettin adlı bir kişinin Ahmed Yügneki hakkında şunları söylediği kayıtlıdır: “Şairlerin şairi, iyilerin reisi, inci gibi konuşan, başka sözün değeri yok”. Hükümdar ve yönetici olan Arslan Hoca Tarhan ise: “Kitabının adı – “Hakikat Hediyesi”dir ve tamamen Kaşgâr dilinde yazılmış ve şairin süslü kelimeleriyle anlatılmıştır” demektedir.

Eserin ne kadar değerli olduğu o dönemde bile anlaşılmıştır. Aradan yıllar geçse de, eser değerini kaybetmemiştir. Dil tarihini araştırmalarında dilin yapısını tespit etmek çok önemlidir, bu nedenle çalışmamızın esas araştırma nesnesi olan “Hibat-ül Hakayik” anıtının morfolojik özelliğini konu olarak ele aldık. Ayrıca XI-XII. yüzyıllara ait abideler dilinin morfolojik yapısını tanımlamak amacıyla “Kutadgu Bilig”, “Divanü Lügat’it-Türk” anıtlarının dilini de karşılaştırmalı olarak ele alarak 2009 yılında tarafımızdan hazırlanan doktora tezinde bir durum tespiti ortaya konulmuştur. Daha sonra aynı konuyla ilgili tarafımızdan bir monografi yayımlanmıştır. Bu eserde sadece Ortaçağ anıtlarının dili araştırılmadı, aynı zamanda Orhun-Yenisey anıtlarının dilleri de gözden geçirildi. Yüzyıllar boyunca dil gelişimi esnasında pek çok dilbilimsel form güncelliğini yitirerek ölen köklere dönüşmüş ise, diğer yandan onların görevini üstlenen yeni yüzler dile dâhil olmuştur. Ayrıca, eski formların Türk dillerinde korunma derecesi de aynı değildir. Bu durumda, çağdaş Türk dillerinin içsel sınıflandırılması fayda sağlar.

Çağdaş Türk dilleri ile karşılaştırma esnasında ortaya çıkan dil farklılıkları, çağdaş Türk dilbiliminin ilmî kazanımları açısından yorumlanmıştır.

Eser dilinde sık kullanılan isimler, sıfatlar, zamirler, fiiller, zarflar gibi kelime grupları ile yardımcı kelimeleri (yardımcı isim, yardımcı fiil, edat) ilave morfemalara sınıflandırılarak tahlil yapmak, XI-XII. yüzyıllara ait yazılı eserlerin dilinin morfolojik özelliklerini tam olarak yansıtmaya imkân vermiştir. Belirli anıtların ayrıntılı incelenmesi, dil özelliklerinin gizli olan taraflarını geniş çapta keşfetmenizi sağlamaktadır. Dilimizin tarihini aydınlatmak için antik mirasların her biri ayrı ayrı incelenmelidir. Dil tarihi yadigarlarımızdan biri olan Ahmet Yügnekî’nin “Hibat-ül Hakayik” eserinin C nüshası özel olarak incelenmemiştir. A, B nüshaları bazı Türkolog bilim adamları tarafından incelenmiştir. Anıtın bu nüshası ilk kez Türk bilim adamı Necip Asım tarafından incelenmiştir. Türkolojide M. F. Köprülü, V. Radlov, T. Kovalski, İ. Deni, S. E. Malov, E. N. Nacip vb. bilim adamları da bu çalışmayı incelemiş, bazı makaleler yayımlamışlardır. Türk bilim adamı R. R. Arat, eserin A nüshasının transkripsiyon, aktarma ve sözlüğünü Türkçe olarak hazırlamıştır. N.Asım’ın incelediği kopyayı esas alan Özbek bilim adamı K. Mahmudov “Ahmad Yügneki’ning “Hibat-ül Hakayik” Eseri Hakkında” başlıklı doktora tezinde eserden alınan net örneklere fonetik ve morfolojik açıdan tahlil yapmıştır.

Bir anıtın çeşitli nüshaları arasında birtakım farklılıkların olacağını dikkate alarak her bir nüsha çeşitli bilim adamları tarafından incelenmektedir. Bu, anıt hakkında tam yönlü bilimsel bir yorum yapmaya imkân verecektir. Bu nedenle, bilimsel çalışmamızda “Hibat-ül-Hakayik” (kısaca HH) Destanı’nın dilini morfolojik açıdan inceleyerek bugün bizim için bulanık olan pek çok meselelerin çözümünü bulmaya çalıştık. Çalışmamızda Eski Türk yazılı eserlerinin morfolojisi, çağdaş Kazak Türkçesiyle ve diğer çağdaş Türk lehçelerinin morfolojik özellikleriyle karşılaştırılarak incelenmiştir.

Dil tarihini inceleyerek çağdaş Türk dillerinin dilbilimsel yapısını tanımlamak ve bu Türk dillerinin belirli bir dönemdeki anıtlar diline olan ilişkisini espit etmek, en önemli konulardan biridir. Tarihî karşılaştırmalı yöntemle inceleme yaparak eserlerin dilbilimsel yapısını günümüz diliyle karşılaştırarak eski dilbilimsel formların hangi lehçelerde korunduğunu, hangi değişikliklere uğradığını, yani ölü bağlarının olup olmadığını göstermek, tarihî anıtları incelemenin önemini arttırmaktadır. Karşılaştırmalı çalışma esnasında, eski ve yeni olan Türk lehçeleri arasındaki tarihî ilişkiler ile gelişmeler de belirlenmiştir.

Morfolojik sınıflandırmalara mahsus yüzeylerin gelişme ve değişme yollarını belirlemek amacıyla Orhun-Yenisey anıtlarının kaynakları da kullanılmıştır. Bu çalışma ana dilimizin Türk lehçeleri sistemindeki yerini tespit etmeye, Kazak Türkçesinin eski Türk yazılı eserlerinin diline ne kadar yakın olduğunu belirlemeye, bireysel morfolojik göstergelerin değişme mekanizmasını, genetik kökenini ve diğer morfolojik formlarla olan bağını ve böylece dilin dilbilgisel yapısının gelişme sürecini tespit etmeye yardımcı olacaktır diye düşünmekteyiz. Bildirimizde bütün bu hususlara yer verilecektir.

KAYNAKÇA

1. Yügneki Ahmed. Akikat Sıyı. – Almatı: Gılım, 1985. – 152 s.

2. Sağındıkoğlu B. “Hibat-ül Hakayik – ??? yüzyıl abidesi”. – Almatı: Kazak Üniversitesi, 2002. – 184 s.

3. Mahmudov K. Ahmad Yügneki’ning “Hibat-ül Hakayik” eseri hakkında”. – Taşkent: Fan, 1972. – 300 s.

4. Necip Asım Balhassanoğlu. Hibat-al Hakayik. İstanbul, 1915.

5. ?rat R.R. Atabetü’l-Hakayik. İstanbul, Ateş Basimevi.

6. Dosjan R.A. ??-??? y.y. Yazılı Abideleri Dilinin Morfolojik Yapısı (“Hibat-ül Hakayik”, “Kutadgu Bilig”, “Divan-ü Lugat’it Türk” abideleri temelinde). Doktora Tezi – Almatı, 2009. – 263 s.

7. Dosjan R.A. Kazak Dili’nin Tarihî Morfolojisi (Ders kitabı), Çimkent: Alem, 2012. – 228 s.

8. Sağındıkoğlu B., Dosjan R.A., Yeskeyeva, Sabır M., Süyerkul B. Kazak Dili’nin Tarihi: Ses Bilgisi. Cilt: I, 1-2-kitap, Almatı: “Aldongar” Kültürü Geliştirme Vakfı, 2013. – 308 s.

Anahtar Kelimeler:

Atabetü’l-Hakayık, morfoloji, Edip Ahmet Yüknekî.