ATEBETܒL HAKÂYIK
VE İLK DÖNEM TÜRKÇE İSLÂMÎ ESERLER SEMPOZYUMU

Hakkında Kurullar Program Bildiri ÖzetleriArama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Paşa Yavuzarslan

Prof. Dr., Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, yavuzarslan@ankara.edu.tr

KISSA-İ YUSUF YAYINLARI ÜZERİNE ELEŞTİREL BİR BAKIŞ

Tataristan alimlerince Ali (Kul Gali) XIII. yüzyılın başlarında yaşamış İdil boyu Bulgar-Tatar şairi olarak kabul edilmektedir. Türkoloji dünyasında Batı Oğuz yazı dilinin ilk temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Ali, Türk edebiyatında ilk Yusuf u Züleyha manzum geleneğini başlatan kişidir. 1234 yılında kaleme aldığı manzum Kıssa-i Yusuf hikâyesi kendisinden sonra gelen Oğuz, Çağatay sahası Yusuf u Züleyha şairlerine de esin kaynağı olmuştur. Ali’nin Kıssa-i Yusuf manzumesine ait ilk yazmalar maalesef 18. yüzyıla aittir. Nazm edilişinden 500 yıl sonra istinsah edilen bu nüshalar, eserin orijinal dilini tam olarak korumamaktadır. Bu nedenle üzerine yapılan çalışmalarda eser, farklı Türk dili sahası ve dönemleri içerisinde ele alınmaktadır.

Eser üzerine yapılan ilk çalışmalar 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanmaktadır. Houtsma, eserin Berlin ve Dresden el yazmalarından 40-50 dörtlüğü 1889 yılında yayımlamıştır (Cin 2011: 63). Brockelmann ise Houtsma’nın yayınına dayanarak eserin dili üzerine ZDMG dergisinde bir makale yayımlamıştır. Türkiye’de konuyla ilgili olarak yapılan ilk yayın Hüseyin Kazım Kadri’nin 1340 yılında yayımladığı çalışmadır. Saadet Çağatay, Türkiyat Enstitüsündeki 1839 Kazan baskısı üzerinde bir inceleme yapmıştır. Eser üzerinde ilk hacimli çalışma Tataristan’da 1983 yılında F. S. Faseev tarafından yapılmıştır. Eser üzerinde en geniş çalışmayı ise N. Hisamov yapmıştır.

Bu bildiride hem F. S. Faseev hem N. Hisamov, hem Hakan Yaman hem de Ali Cin tarafından yapılan yayınlar, eleştirel bir bakışla ele alınıp değerlendirilecektir.

Tarih/Yer:

29.6.2018.  (KAŞGARLI MAHMUT SALONU). 11.15-11.30