ATEBETܒL HAKÂYIK
VE İLK DÖNEM TÜRKÇE İSLÂMÎ ESERLER SEMPOZYUMU

Hakkında Kurullar Program Bildiri ÖzetleriArama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Orhan Kemal Tavukçu

Prof. Dr.

Şeyyâd Hamza’nın Bilinmeyen Bir Şiiri Münasebetiyle Anadolu’da Yesevî İzleri

Hoca Ahmed Yesevî’nin izlerini Anadolu tasavvuf hayatının çeşitli alanlarında takip etmek mümkündür. Neredeyse Anadolu’daki ilk Müslüman Türklerle başlayan bu etki, büyük sûfîlerin menakıplarına da aksetmiştir. Son zamanlarda yapılan bazı araştırmalarda şüpheyle ifade edilse de Yesevî-Hacı Bektaş irtibatı da bu cümledendir. Konuyla ilgili çekinceler izhar ediledursun, büyük mütefekkir mutasavvıf-şair Yûnus Emre’den başlayıp Hüdâyî’ye kadar uzanan bir üslûp silsilesinde Yesevî söylemlerinin ayan beyan takip edilebileceği konuyla ilgilenenlerin malumudur. Özellikle Yûnus dilinde,

Cennet cennet didükleri bir ev ile birkaç huri / İsteyene virgil anı bana seni gerek seni

mısralarıyla ifade edilen düşünce, hem üslup hem de fikir yönüyle Anadolu şairlerinin “beyitleri”ne harc olmuştur. Ancak Yesevî’nin tesiri şüphesiz bu kadarla sınırlı değildir. Pîr-i Türkistan’ın yukarıda bahsedilen bariz etkilerinin yanında, düşünce sistemi ve kurduğu gelenekle Anadolu topraklarını vatanlaştırma sürecine önemli katkı sağladığı anlaşılmaktadır. Selçuklu Devleti’nin genç Osmanlı Beyliği ile fikrî bağının tesisinde Yesevî’nin etkisiyle gelişen entelektüel hareketin payı vardır.

Bu noktadan hareketle Hacı Bektaş Veli, Tapduk Emre, Yûnus Emre ve Âşık Paşa gibi dönemin önde gelen şahsiyetlerini neredeyse doğrudan Yesevî ile irtibatlandırmak mümkündür. Ancak Yesevî geleneğindeki fikrî alt yapının tezahürü itibariyle, Âşık Paşa farklı bir yerde durmaktadır. Türk edebiyatında kaleme alınan Fakr-nâme’lerden ilki Hoca Ahmed Yesevî’ye, ikincisi Âşık Paşa’ya, üçüncüsü bu silsileye farklı bir yoldan bağlanan Vîrânî’ye aittir. Yine Paşa’nın Garib-nâmesi’nde,

Türk diline kimsene bakmaz-ıdı / Türklere hergiz gönül akmaz-ıdı

Bu Garîb-nâme anın geldi dile / Kim bu dil ehli dahı ma‘nî bile

Türk dilinde ya‘ni ma‘nî bulalar / Türk ü Tâcik cümle yoldaş olalar

beyitleriyle ifadesini bulan düşüncenin arkasında,

Hoşlamaydur âlimler sizni aygan Türkini / Âriflerden işitsen açar könül mülkini

Âyet hadis ma'nâsı Türki bolsa muvâfık / Ma’nâsıka yetkenler yerge koyar börkini

şeklindeki Hikmet’in olduğunu anlamak çok zor olmayacaktır.

Âşık Paşa’yla aynı dönemde yaşamış olan Şeyyad Hamza’da da Yesevî tesiri hissedilmektedir. Şeyyad’ın, bir mecmuada tespit ettiğimiz, 10 beyitlik manzumesinde bu etki bariz bir şekilde görülmektedir. Bu bildiride Yesevî’nin kültür ve edebiyatımızdaki etkileri değerlendirildikten sonra Şeyyad’ın söz konusu manzumesi ilk kez araştırmacıların dikkatlerine sunulacaktır.

Tarih/Yer:

29.6.2018.  (KAŞGARLI MAHMUT SALONU). 16.00-16.15